
Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm ve küresel rekabet baskısı altında yeniden kurguladığı sanayi ve otomotiv politikaları, Türkiye’nin Avrupa tedarik zincirindeki stratejik konumunu doğrudan ilgilendiren yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Yayımlanan son sektörel etki analizleri ve uzman raporları; Brüksel’in yerli üretimi ve elektrikli araç ekosistemini koruma amacıyla devreye almayı planladığı kamu sübvansiyonları ile mali teşvik mekanizmalarından Türkiye’nin dışlanma riski taşıdığı konusunda güçlü uyarılarda bulunuyor.
Gümrük Birliği ve Tedarik Zincirinde Ayrışma Tehlikesi
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 1995 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği, Türk otomotiv ana ve yan sanayisini Avrupa üretim zincirinin ayrılmaz bir parçası haline getirmişti. Ancak AB’nin Net Sıfır Sanayi Yasası (Net-Zero Industry Act) ve Kritik Hammaddeler Yasası gibi mevzuatlarla korumacı önlemleri artırması, üçüncü ülkelerin Birlik fonlarından ve sübvansiyonlu tedarik süreçlerinden dışlanmasına yol açabilecek kurallar içeriyor. Raporlar, Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı olmasına rağmen, bu tip kamu destek mekanizmalarında tam üye ülke statüsünde değerlendirilmemesi durumunda Türk menşeli araç ve aksamların rekabet gücünü ciddi oranda kaybedebileceğine işaret ediyor.
İhracatçı İçin Maliyet ve Pazar Kaybı Riski
Türkiye’nin yıllık ihracatında lider sektör konumunda bulunan otomotiv endüstrisi, üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini AB ülkelerine ihraç ediyor. Avrupa merkezli otomotiv devlerinin elektrikli araç dönüşümünde kamu kaynaklarından faydalanabilmek adına yatırımlarını ve parça tedariklerini yalnızca Birlik sınırları içerisindeki üreticilere kaydırması, Türk yan sanayisi için ciddi bir pazar daralması tehlikesi doğuruyor. Sübvansiyon kurallarının menşe bazlı kısıtlamalar getirmesi, dış ticaret dengelerini ve lojistik akışlarını doğrudan sarsma potansiyeline sahip.
Gümrük Diplomasisi ve Mevzuat Uyumunun Önemi
Uzmanlar, sürecin Türkiye aleyhine sonuçlanmaması adına Ankara ile Brüksel arasındaki gümrük ve dış ticaret diplomasisinin ivedilikle hızlandırılması gerektiğini vurguluyor. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerinde yeşil dönüşüm ve sanayi teşviklerine ortak erişim başlıklarının önceliklendirilmesi, Türk otomotiv ekosisteminin Avrupa pazarındaki kazanımlarını koruması açısından hayati önem taşıyor.